24 Aralık 2009
Mark Spain
Geçen dogum gunumde bana Mark Spain'in bir tablosunun hediye edilmesiyle başladı bu hayranlığım:) Tarzı, renkleri tam benim zevkime göre. Picasso'nun bakıp bakıp anlayamadığım tablolarıyla kıyaslayamam. Mark Spain hakkında bişey bulamadım ama tablolarını buldum. Bana gelen hediye 3. sıradaki Flamenco I:) Buyrun tablolar:
--Pure Elegance--
21 Aralık 2009
Beni orada arama
17 Aralık 2009
You've Got Mail
13 Aralık 2009
Bir Erkek Hakkında
17 Kasım 2009
Lorena Mckennit
güçlü ve duygulu sesiyle yorumladığı Kelt şarkıları ve ünlü şiirleri Kelt müziğinin yapısına uygun bir biçimde besteleyip seslendirmesiyle tanınır.
caravanserai, marco polo, the mystic's dream, bonny portmore en sevdiğim şarkıları.. bu sesi dinlemelisiniz, beni dinlendiriyor:)


Elemental (1985)
To Drive The Cold Winter Away (1987)
Parallel Dreams (1989)
The Visit (1991)
The Mask And The Mirror (1994)
The Book Of Secrets (1997)
Live In Paris And Toronto (Live) (1999)
An Ancient Muse (2006)
Nights From The Alhambra (Live) (2007)
A Midwinter Night’s Dream (2008)
The Fall/Düşüş
Aynı hastanede yatan Dünyalar sevimlisi Alexandra (Catinca Untaru) ve sevgilisi tarafından terkedilmiş, işinde sakatlanmış bir dublör olan Roy’un (Lee pace) arkadaşlığı öykünün ana eksenini oluşturuyor, Roy’un kendi hayal kırıklıklarından, nefretinden ve sevgisinden beslenen bir öyküyü Alexandra’ya bir masalmışcasına kurgulayarak anlatması ile kendimizi eski filmlerdekine benzer bir intikam ve aşk serüveninin içinde buluyoruz.
-and-alexandria-(catinca-untaru)-.jpg)








shakespeare
shakespeare, bir tek seni seviyorum diyebilmek için satırlarca yazı yazıyor. lafı olmadık yerlerden döndürüyor dolaştırıyor ve sonunda aşka bağlıyor. onu ve eserlerini seviyorum. romeo ve juliet, antonius ve kleopatra, venedik taciri, othello, bir yaz gecesi rüyası hepsi cok guzel..
Benim düşmanım olan adındır yalnızca
Sen sensin, Montague olmasan da
Hem Montague nedir ki ?
Ne eli bir erkeğin
Ne ayağı, ne kolu
Ne yüzü, ne de başka bir parçası
N'olur başka bir ad bul kendine..
Adın ne değeri var ki
Şu gülün adı değişse bile
Kokmaz mı aynı güzellikte?
Romeo'nun adı olmasaydı,
Kusursuzluğundan hiçbir şey kaybolmazdı
Seni bir yaz gününe benzetmek mi, ne gezer?
Çok daha güzelsin sen, çok daha cana yakın:
Taze tomurcukları sert rüzgârlar örseler,
Kısacıktır süresi yeryüzünde bir yazın:
Işıldar göğün gözü, yakacak kadar sıcak,
Ve sık sık kararı da yaldız düşer yüzünden;
Her güzel, güzellikten er geç yoksun kalacak
Kader ya da varlığın bozulması yüzünden;
Ama hiç solmayacak sendeki ölümsüz yaz,
Güzelliğin yitmez ki asla olmaz ki hurda;
Gölgesindesin diye ecel caka satamaz
Sen çağları aşarken bu ölmez satırlarda:
İnsanlar nefes alsın, gözler görsün elverir,
Yaşadıkça şiirim, sana da hayat verir...
13 Kasım 2009
Yarım kalan bir aşk: Ninatta ve Nuvanza
Etiketler
- filmler (34)
- Gezi (4)
- Kitaplar (9)
- Kültür Sanat (4)
- Müzik (10)
- Özel Günler (3)
- TV (4)
Twitter
Facebook
Flickr
RSS
























