TV etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
TV etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Haziran 2013

Batı Yakası Hikayesi

Yine özgür irademle kara vererek izlemediğim, ama izledikten sonra keşke daha önce izleseymişim dediğim bir filmdir West Side Story. Yeşilçam filmlerine olan ilgim herkesin malumu. Günümüzde 1960'larla  ilgili çok film yapıldı. Ama hiçbirisi o dönemde çekilenleri izlemekle kıyaslanamaz. Bu yıllara ait filmlerin konuları bana toplumsal duyarlılığın ne kadar da gelişmiş olduğunu düşündürür. İşte Batı Yakası Hikayesi  de böylesi bir toplumsal probleme odaklanmış: Amerikalı-göçmen ilişkisi.
1961 yapımı eski mi eski bu müzikal bende hayranlık uyandırmıştır diye söze girelim. Filmin gereksiz diyaloglarından yakınan, sıkıcı ya da uzun olduğunu düşünenler var. Ben filmi yeterince hareketli bulduğumdan şikayet etmeyeceğim. Porto Rikolu göçmenlerin çetesi Köpekbalıkları ve beyazların çetesi Jetler arasındaki sokak çatışması başlangıçta esprili bir havayla anlatılmış. Filmin ilk bölümünde daha çok Porto Rikoluların Amerikalılaşmaması ve girdikleri göçmen psikolojisine yer verilmiş. Ayrımcılığın had safhada olduğu ve aslında herkesin bir şekilde göçmen olduğu bir ülkede gerçek Amerikalıların kim olduğu da sorgulanmış. Şöyle ki eğer Avrupa kökenli beyaz bir göçmensen Amerikalı olarak kabul görebilirsin. Latin ya da siyahi isen hele bir de aksanlı konuşuyorsan vay haline. Irkçılıkla başlayıp Amerikanın tüketim kültürüne ve pahalılığına da eleştiri getirilmiş. Bu anlamda benim filmde en beğendiğim sahne America sahnesidir:
Göçmenlerin dertlerinden sonra beyazların da aslında kendilerince dertleri olduğunu anlatan bir bölüm var. Çoğunlukla ilgisiz aileler, alkol ve uyuşturucu bağımlılığı, adalet düzeni gibi şeyler :F  
Bu bölümden sonra yıldırım aşkına geçiyoruz. Şahsen benim inanmadığım bir söylenti olduğu için filmdeki aşk da beni çok etkilemedi açıkçası. Dolayısıyla filme modern Romeo-Juliet uyarlaması denilmesini dikkate almayıp, komedi-dram olarak görüyorum. Bu arada filmin efsane müziklerinden bahsetmeden olmaz. Herkesçe bilinen I Feel Pretty bu filmdendir bilin, öğrenin bunları gençler.
Değinmeden geçmek olmaz. Filmi izlerken Michael Jackson'ın Bad ya da Beat it kliplerini anımsayacaksınız. Demek ki o da çok etkilenmiş olacak ki Beat it filmin kısa versiyonu gibi. 152 dk süren filmin özetinin özetini yazdım sizlere. 10 Oscar kazanmış olduğunu da belirtip izlemenizi tavsiye ederek yazıma son veriyorum. 

25 Ocak 2013

Doomsday-Doctor Who

Sevgili okurlar 1 saat sonra ana vatanım olan Hollanda'ya doğru yola çıkacağım. Gitmeden size bir soundtrack önerim olacak. Bu sıralar sıkı bir Doctor Who hayranı olma yolunda ilerliyorum. Bu önerim aynı zamanda dizinin en dram yüklü sahnelerinden birine aittir. İyi dinlemeler!

31 Aralık 2012

Merlin

Geçtiğimiz günlerde favori dizim olan Merlin final yaptı. Moralim bozuldu mu? bozuldu. Hem bittiği için hemde finalini beğenmediğim için. Öncelikle genel olarak dizi hakkında konuşacak olursak, Merlin'e çocuk dizisi gibi, yok efendim her bölümde ne olacağı belli gibi yorumlarda bulunanların içindeki çocuğun öldüğünü düşünüyorum. Dizinin İngiliz dizisi olması, dolayısıyla aksanların İngiliz aksanı olması, karakterlerin aşk ve entrika içinde boğulmaması, Arthur-Merlin ilişkisi ve tüm Merlin severlerin ortak fikri olan Gwen'in güzel olmadığı, dizinin güzel bir kadına gerek duymadan da kendini izletebilmesi benim diziyi sevme nedenlerimden başlıcalarıdır.
5 sezon boyunca Arthur gerçeği öğrense de Merlin'in ve bizim başımız göğe erse diye bekledik ama boşuna. Bu aşamayı o kadar yavaştan aldılar ve sezonlara yaydılar ki, Arthur öğrendikten sonraki aşamada bir o kadar yavaş ilerleyecek diye düşünmüştüm. Gelin görün ki öngörülerim sezon finalinde nerdeyse son 15-20 dakika kadar sürdü. Şimdi soruyorum, final bölümünü aceleye getirmeye ne lüzum vardı? 5 sezondur Morgana dokuz canlı kedi gibiydi, 15 sn. içinde nasıl ölüverdi? Hayır anlamıyorum Merlin Mordred'ı neden 5. sezon boyunca öldürmedi? Merlin ejderhayı neden Arthur ölünce çağırmayı akıl etti, ejdarha yaşlandı yorulmasın diye mi? O zaman hani en çok Arthur'u düşünüyordu? Arthur yaralandığında Merlin niye zırhını çıkarmadı, adama baktıkça benim kalbim sıkıştı yani? Dizin boyunca birebir efsaneye bağlı kalınmadığını biliyoruz, madem öyle Arthur'u da final yapıcaz diye alelacele öldürmelerine gerek yoktu. Merlin'in gerçekte kim olduğunu öğrendikten sonra bitseydi de bizde Albion topraklarını birleştirecekler bilmem ne filan diye hayalini kursaydık. Diziye olan karşılıksız sevgimden ötürü final bölümünü o kadar da yerden yere vurmaya gerek yok. Son sezonda Merlin ve Arthur'un  arkadaşlığı ve  önceki sezonlardaki efekt eksikliğinin giderilmesi diziyi bambaşka hale getirmişti. O yüzden en azından bir sezon daha süreceğini beklemedim değil. Finaldeki son sahnelerle ilgili söylenebilecek şey İngilizlerin kendini beğenmiş ve muhafazakar anlayışlarının yansımasının ürünü olduğu. Yine de en sevdiğim dizidir orası ayrı.
Oyuncuların yorumlarına göre dizinin final yapmasının tam zamanıymış. Pek öyle düşünmesek de yapacak bir şey yok. Fantastik ve aksiyon dizilerini sevenler, hangi diziye başlasam derdinde olanlar için tavsiye edebilirim. Ama uyarıyorum dizide aşk yok arkadaşlar. Odaklanmanız gereken ve diziyi sevdiren şey Merlin ve Arthur'un tatlı sert ilişkisi. Ha eğer dizi sürseydi ne olurdu? Fransa'daki Pierrefonds kalesini görme bahanesiyle Merlin'in setini görmeye gidebilirdik. Son olarak belirtmeden geçmek olmaz Bradley James gibi bir insan evladını dünyaya mal ettikleri için diziye ayrıca teşekkür ederim.

13 Ocak 2010

Merlin


Bu aralar favori dizim Merlin. Dizide aksiyon var, mistik olaylar var, romantizm var, komedi var. Tam benlik hepsi bir arada.
Prens Arthur (ahhh Arthur ahhh), babasının ülkede yasakladığı büyücülükle mücadele ediyor. Ama aslında uşağı Merlin büyü yeteneğine sahip. Merlin'in kaderinde Arthur'u korumak ve sağ salim kral olmasını sağlamak yazmaktadır. Uşak onu defalarca ölümden kurtarır ama Arthur'un ruhu bile duymaz. Onurlu ve gururlu Arthur'umuzla uşak Merlin zamanla kanka olmaya baslıyorlar. Bu arada dizi İngiliz efsanesinden yola çıkılarak çekilmiş. Efsaneye tam olarak uymasa da karakterler yerini bulmuş. Arthur'cuğumun ilerde evleneceği kız Gwen diye çirkin mi çirkin birşey. Efsanede kız güzelmiş ama dizideki Gwen hiç yakışmamış. cnbc-e veya e2 de rastlarsanız izleyin.


Related Posts with Thumbnails

Etiketler